Bir sanık hakkında hem 'nitelikli dolandırıcılık' (TCK m. 158) hem de bu suçu işlerken kullandığı belge nedeniyle 'resmi belgede sahtecilik' (TCK m. 204) suçundan kamu davası açılmıştır. Bu iki suç arasında 'gerçek içtima' mı yoksa 'fikri içtima' mı uygulanır? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107308

Bu iki suç arasında 'gerçek içtima' kuralları uygulanır. Yani sanık, şartları oluşmuşsa her iki suçtan da ayrı ayrı cezalandırılır. Bunun nedeni, iki suçun koruduğu hukuki değerlerin farklı olmasıdır. Resmi belgede sahtecilik suçu, belgelere duyulan kamusal güveni korur. Dolandırıcılık suçu ise kişilerin malvarlığı haklarını ve irade serbestisini korur. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, sahtecilik eylemi, dolandırıcılık suçunun bir unsuru veya ağırlaştırıcı nedeni değildir; bağımsız bir suçtur. Sanık, sahte bir belge düzenleyerek hem kamusal güveni sarsmakta hem de bu sahte belgeyi hile aracı olarak kullanarak bir başkasının malvarlığına zarar vermektedir. Dolayısıyla, tek bir fiille birden fazla farklı suçun işlendiği durumlarda uygulanan TCK m. 44'teki fikri içtima (en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesi) burada uygulanmaz. Çünkü sahtecilik ve dolandırıcılık fiilleri ayrı ve bağımsız eylemler olarak kabul edilir. Bu durum, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2017/2881 E. gibi birçok kararında teyit edilmiştir.