Bir idari işlemin iptali davasında, dava açma ehliyeti için aranan 'menfaat ihlali' koşulu, davacının 'kişisel, meşru ve güncel' bir menfaatinin olmasını gerektirir. Danıştay 14. Dairesi'nin 2017/589 E. sayılı kararında, 'riskli alan' ilanına karşı dava açan belediye meclis üyelerinin dava açma ehliyeti neden reddedilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107295

Danıştay 14. Dairesi'nin 2017/589 E., 2017/2258 K. sayılı kararında, belediye meclis üyelerinin dava açma ehliyeti, 'kişisel' menfaat bağının kurulamaması nedeniyle reddedilmiştir. Karara göre, iptal davası açabilmek için, dava konusu idari işlemin davacının kişisel hukukunu doğrudan etkilemesi gerekir. Somut olayda, davacı meclis üyelerinin riskli alan ilan edilen bölgede herhangi bir taşınmazı veya mülkiyetle ilgili bir hukuki bağı bulunmamaktadır. Davacıların ileri sürdüğü 'işlemin ilçe plan bütünlüğünü bozacağı' iddiası, kişisel bir menfaat ihlalinden ziyade, genel ve soyut bir kamu yararı iddiasıdır. Danıştay, bu tür iddiaların kişisel bir menfaat bağı kurmak için yeterli olmadığını, bu iddianın ancak riskli alan ilanından sonra yapılacak imar planlarına karşı, bu planların görüşüldüğü meclis toplantısında muhalif kalmaları halinde dava konusu edilebileceğini belirtmiştir. Dolayısıyla, işlemin doğrudan kendilerini etkilememesi ve menfaat ihlalinin 'kişisel' olmaması nedeniyle dava ehliyetleri bulunmadığına karar verilmiştir.