Kısmi davada davacı, ıslah dilekçesi ile talep miktarını artırmıştır. Mahkeme, hüküm kurarken kabul edilen alacakların tamamına 'dava tarihinden' itibaren faiz işletmiştir. Bu karar hukuka uygun mudur?
Hayır, bu karar hukuka uygun değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2016/11127 E., 2016/21951 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kısmi davada faiz başlangıcı, alacakların talep edildiği tarihlere göre ayrım yapılarak belirlenmelidir. Kural olarak faiz, temerrüt tarihinden itibaren işlemeye başlar. Davadan önce temerrüt yoksa, dava açılmasıyla dava dilekçesinde talep edilen miktar için temerrüt oluşur ve faiz 'dava tarihinden' itibaren işlemeye başlar. Islah dilekçesi ile artırılan miktar için ise temerrüt, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği veya ıslahın yapıldığı tarihte gerçekleşir. Dolayısıyla, ıslahla artırılan kısım için faizin 'ıslah tarihinden' itibaren işletilmesi gerekir. Mahkemenin, kabul edilen alacağın tamamına, yani hem dava dilekçesindeki ilk talebe hem de ıslahla artırılan kısma, dava tarihinden itibaren faiz yürütmesi, ıslahla talep edilen kısım için daha erken bir tarihten faiz işletilmesi anlamına gelir ve bu durum hukuka aykırıdır. Mahkeme, hüküm kurarken 'dava ve ıslah ayırımı' yaparak faiz başlangıç tarihlerini ayrı ayrı belirlemelidir.