TCK m. 158/1-e'de düzenlenen 'kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak' işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak, Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/35409 E. sayılı kararında, sahte belgelerle SGK'dan sağlık hizmeti alan sanık hakkında neden beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir?
Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/35409 E., 2024/11466 K. sayılı kararında beraat kararı verilmesi gerektiğinin belirtilmesinin temel nedeni, SGK'nın bu tür durumlarda 'zarara uğramadığı' kabulüdür. Kararın gerekçesi şöyledir: 5510 sayılı Kanun, kuruma karşı haksız menfaat temin edilmesi durumunda kurumun zararını giderecek özel mekanizmalar öngörmüştür. Kanunun 89. maddesine göre, haksız yere ödenen primler kuruma irat kaydedilir. Daha da önemlisi, Kanunun 96. maddesi, yersiz olarak yapılan sağlık harcamalarının ilgiliden geri alınmasını (tahsilini) düzenlemiştir. Yani, kurumun yaptığı sağlık harcaması, hukuken bir 'alacak' niteliğindedir ve kurumun bunu her zaman tahsil etme imkanı vardır. Alacağın varlığı, kurumun net malvarlığında bir 'zarar' oluştuğu anlamına gelmez. Dolandırıcılık suçu bir zarar suçu olduğu için, kurumun nihai bir zararı söz konusu olmadığından ve kurumun denetim imkanının hile ile ortadan kaldırıldığından söz edilemeyeceğinden, suçun yasal unsurlarının (özellikle zarar unsurunun) oluşmadığı kabul edilmiştir. Bu nedenle sanığın beraat etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.