Bir belediye meclisi, belediyeye ait bir taşınmazın satışı konusunda belediye encümenine ve başkanına 'uzlaşma yetkisi' vermiştir. Bu karara karşı, aynı beldede oturan ancak dava konusu taşınmazla doğrudan bir mülkiyet ilişkisi olmayan bir vatandaşın dava açma ehliyeti var mıdır? Danıştay 8. Dairesi'nin 2015/13286 E. sayılı kararı bu konuda neyi hükme bağlamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107282

Evet, vatandaşın dava açma ehliyeti vardır. Danıştay 8. Dairesi'nin 2015/13286 E., 2016/2520 K. sayılı kararı, bu durumda dava açma ehliyetinin bulunduğunu kabul etmiştir. Kararın gerekçesi, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinde düzenlenen 'hemşehri hukuku'dur. Bu hukuka göre, beldede ikamet eden herkesin belediye karar ve hizmetlerine katılma ve bunlar hakkında bilgilenme hakkı vardır. Belediyeye ait bir taşınmaz, kamunun malıdır ve bu taşınmaz üzerindeki tasarruflar, beldede yaşayan tüm hemşehrilerin ortak menfaatini ilgilendirir. Davacının, taşınmazla doğrudan mülkiyet bağı olmasa da, belediyenin malvarlığına ilişkin bir tasarruf işlemi olan 'uzlaşma yetkisi verilmesi' kararından, bir hemşehri olarak menfaatinin etkilendiği kabul edilir. Danıştay, bu tür kamusal varlıklara ilişkin işlemlerde menfaat bağını geniş yorumlayarak, sadece hakları doğrudan ihlal edilenlerin değil, belde sakinlerinin de 'hemşehri' sıfatıyla dava açabileceğini kabul etmektedir. Mahkemenin davayı ehliyet yokluğundan reddetmesi bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur.