Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/9223 E. sayılı kararında, bir şirketin taşeron işçisi olarak çalışan sanıkların, şirket yöneticisi olan diğer bir sanıkla birlikte hareket ederek dolandırıcılık yaptıkları iddiası karşısında, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararın gerekçesi ne olabilir?
Bu kararın gerekçesi, eylemin TCK m. 158/1-h'de düzenlenen 'şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında' işlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturma ihtimalidir. Nitelikli dolandırıcılık suçlarına bakma görevi, 5235 sayılı Kanun uyarınca ağır ceza mahkemelerine aittir. Kararda, sanıkların 'şirket adına hareket ettikleri' ve eylemin ticari bir faaliyet (kalorifer yakıtı temizliği) kapsamında işlendiği iddiası mevcuttur. Bu durumda, asliye ceza mahkemesinin, eylemin nitelikli hal kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delilleri takdir etme ve yargılama yapma görevi yoktur. Yargıtay'ın belirttiği gibi, eylemin TCK m. 158/1-h'ye temas etme olasılığı karşısında, delillerin takdiri ve yargılama yapma görevi üst dereceli mahkeme olan ağır ceza mahkemesine ait olduğundan, asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyayı ağır ceza mahkemesine göndermesi gerekirdi. Yargılamaya devam ederek hüküm kurması, görev kurallarının ihlali anlamına gelir.