Bir vatandaş, belediyenin kendi mahallesinde değil de, başka bir mahallede park yapma kararının iptali için dava açmıştır. Davacı, bu kararın kendi mahallesinin ihtiyacını karşılamadığını ve kamu kaynaklarının yanlış kullanıldığını iddia etmektedir. Bu davada davacının 'menfaat ihlali' şartını sağladığı söylenebilir mi? Danıştay'ın 'hemşehri hukuku'na yaklaşımını dikkate alarak cevaplayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107277

Evet, bu davada davacının menfaat ihlali şartını sağladığı söylenebilir. Danıştay, özellikle yerel yönetimlerin imar, çevre ve kamu hizmetlerine ilişkin kararlarına karşı açılan davalarda 'menfaat ihlali' kavramını geniş yorumlamaktadır. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 13. maddesinde düzenlenen 'hemşehri hukuku', beldede ikamet eden herkesin, belediye karar ve hizmetlerine katılma ve bunlar hakkında bilgilenme hakkına sahip olduğunu belirtir. Danıştay 8. Dairesi'nin 2015/13286 E. sayılı kararında da bu ilkeye atıf yapılmıştır. Kararda, belediye kararlarının mahalli ve müşterek nitelikte olması gerektiği ve beldede ikamet edenlerin hukukunu etkilediği vurgulanmıştır. Somut olayda, davacı, bir hemşehri olarak, belediyenin kamu kaynaklarını kullanma şekli ve hizmet önceliklerini belirlemesine ilişkin bir karardan etkilenmektedir. Kararın kendi mahallesini doğrudan ilgilendirmemesi, menfaat bağını koparmaz. Zira belediyenin bütçesi ve hizmetleri bir bütündür ve bir alana yapılan yatırım, başka bir alana yapılabilecek yatırımı etkiler. Davacının, kararın kamu yararına ve hizmet gereklerine aykırı olduğu iddiasıyla dava açmakta meşru, kişisel ve güncel bir menfaati olduğu kabul edilebilir.