HMK m. 109'a göre açılmış bir kısmi davada, yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesine karşı davalı vekili süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Mahkemenin, 'dava açılmakla zamanaşımı kesilmiştir' diyerek bu defi dikkate almadan karar vermesi usul ve yasaya uygun mudur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107271

Hayır, mahkemenin bu kararı usul ve yasaya uygun değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2016/2757 E., 2021/545 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, kısmi dava açılması, zamanaşımını sadece 'dava konusu yapılan kısım' için keser. Dava edilmeyip saklı tutulan bakiye alacak için zamanaşımı işlemeye devam eder. Islah dilekçesi ile talep artırımı yapıldığında, artırılan kısım için zamanaşımı ıslah tarihinde kesilir. Bu nedenle, ıslahla talep edilen kısım, ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğramış olabilir. Mahkeme, 'dava açılmakla tüm alacak için zamanaşımı kesilmiştir' gibi bir varsayımla hareket edemez. Davalının süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı defini dikkate alarak, ıslahla artırılan her bir alacak kaleminin ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayıp uğramadığını ayrı ayrı değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar vermek zorundadır. Bu değerlendirmeyi yapmadan verilen karar, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir.