CMK m. 2/1-g'ye göre 'ifade alma' kolluk veya C. savcısı tarafından, m. 2/1-h'ye göre 'sorgu' ise hâkim veya mahkeme tarafından yapılır. Bu ayrımın, şüphelinin/sanığın hakları ve ifadenin/sorgunun delil değeri açısından en temel farkı nedir?
Bu ayrımın en temel farkı, işlemi yapan makamın niteliği ve buna bağlı olarak ifadenin/sorgunun hukuki gücüdür. 'İfade alma', soruşturmayı yürüten ve taraf konumunda olan iddia makamının (C. savcısı) veya onun emrindeki kolluğun bir işlemidir. Amacı, olayı aydınlatmak ve delil toplamaktır. 'Sorgu' ise, tarafsız ve bağımsız bir yargı makamı olan hâkim veya mahkeme tarafından yapılır. Sorgunun temel amaçlarından biri, tutuklama gibi koruma tedbirlerine karar verilirken şüphelinin/sanığın bizzat dinlenerek adli kontrolün sağlanması ve lehe/aleyhe delillerin bir yargı makamı önünde değerlendirilmesidir. Haklar açısından, her ikisinde de susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma hakkı gibi temel haklar geçerlidir. Ancak sorgu, bir yargıç denetiminden geçtiği için daha güçlü bir güvence sağlar. Delil değeri açısından, hâkim veya mahkeme huzurunda yapılan sorgudaki ikrarın delil değeri, savcılık veya kolluk ifadesindeki ikrara göre genellikle daha yüksektir. Özellikle sanığın mahkeme huzurundaki sorgusunda önceki ifadelerinden dönmesi durumunda, mahkeme sorgudaki beyanına daha fazla itibar etme eğilimindedir. Kısacası, ifade iddia makamının, sorgu ise yargı makamının işlemidir ve bu, sürece dahil olan güvencelerin niteliğini belirler.