TCK m. 158/3'e göre, dolandırıcılık suçunun 'üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi' halinde ceza yarı oranında artırılır. Bu hükmün uygulanabilmesi için, failler arasında TCK anlamında bir 'iştirak iradesi' bulunması zorunlu mudur? Bu hükmün, CMK m. 2/1-k'daki 'toplu suç' tanımıyla ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107263

Evet, TCK m. 158/3'teki ağırlaştırıcı nedenin uygulanabilmesi için failler arasında TCK anlamında bir iştirak iradesinin bulunması zorunludur. Bu hüküm, maddi ceza hukukuna ilişkin bir düzenlemedir ve suçun işleniş şekline bağlı bir nitelikli haldir. 'Birlikte işlenmesi' ifadesi, faillerin suçu işleme konusunda ortak bir karar ve plan dahilinde hareket ettiklerini, yani iştirak halinde olduklarını gösterir. Bu durum, CMK m. 2/1-k'daki 'toplu suç' tanımından farklıdır. CMK'daki 'toplu suç' tanımı, usul hukukuna ilişkin bir kavram olup, 'aralarında iştirak iradesi bulunmasa da' üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçları kapsar ve amacı, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uygulanacak özel usul kurallarını (gözaltı süresi vb.) belirlemektir. TCK m. 158/3 ise, cezanın miktarını etkileyen bir maddi hukuk normudur ve uygulanması için iştirak iradesi şarttır. Özetle, iştirak iradesiyle hareket eden üç veya daha fazla kişinin dolandırıcılık suçu işlemesi halinde hem CMK açısından 'toplu suç' hükümleri uygulanır hem de TCK m. 158/3 gereğince cezaları artırılır. Ancak iştirak iradesi olmadan üç kişinin ayrı ayrı ama aynı olay örgüsü içinde dolandırıcılık yapması CMK anlamında toplu suç sayılsa da, TCK m. 158/3 uygulanamaz.