Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/230 E. sayılı kararına göre, yasal unsurları eksik (örneğin keşide yeri bulunmayan) bir çek kullanılarak dolandırıcılık suçu işlenmesi halinde, bu eylem TCK m. 158/1-f'de düzenlenen 'bankanın araç olarak kullanılması' suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur mu? Bu durumun, çekin resmi belgede sahtecilik suçu açısından 'özel belge' sayılmasıyla çelişip çelişmediğini tartışınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/230 E., 2015/377 K. sayılı kararına göre, yasal unsurları eksik bir çek kullanılarak işlenen dolandırıcılık suçu da TCK m. 158/1-f kapsamında 'bankanın araç olarak kullanılması' suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Kurulun gerekçesi, bu nitelikli halin temel amacının mağdurun korunması olduğu ve hilenin mağdura bakan yönüyle değerlendirilmesi gerektiğidir. Mağdur, unsurları eksik de olsa, elindeki belgenin bir 'çek' olduğu ve bir bankanın maddi varlığına dayandığı algısıyla hareket ederek aldanmaktadır. Dolayısıyla, belgenin iğfal kabiliyetine haiz olması şartıyla, unsurlarının eksik olması veya tamamen sahte olması nitelikli halin uygulanmasına engel değildir. Bu durum, aynı belgenin resmi belgede sahtecilik suçu açısından özel belge sayılmasıyla bir çelişki oluşturmaz. Çünkü çekin resmi belge sayılmasının nedeni, kanun koyucunun ticari hayattaki dolaşım güvenliğini ve kamuya olan güveni koruma amacıdır (topluma bakan yön). Dolandırıcılık suçundaki nitelikli halin nedeni ise, banka gibi bir güven kurumunun isminin veya maddi varlığının kullanılmasının mağduru aldatmayı kolaylaştırmasıdır (mağdura bakan yön). İki suç tipinin koruduğu hukuki değerler ve unsurları farklı olduğu için, aynı belge farklı suçlar açısından farklı hukuki niteliklere sahip olabilir.