5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na tabi bir iştirakçi olan ve bu tarihten sonra emekli olan bir kamu görevlisinin, emekli aylığının yanlış hesaplandığı iddiasıyla açacağı dava hangi yargı kolunda görülür? Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları bu konuda ne yönde bir ayrım yapmaktadır?
Bu dava idari yargıda görülür. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2015/7586 E. sayılı kararında da atıf yapılan Anayasa Mahkemesi ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre, bu konuda kritik ayrım kişinin 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce mi yoksa sonra mı iştirakçi/sigortalı olduğudur. 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi, 2008 öncesi 5434 sayılı Kanun'a tabi olanların aylıklarının bağlanması, kesilmesi, artırılması gibi işlemlerinde, yürürlükten kaldırılan hükümler de dahil olmak üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi, 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesindeki 'uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür' hükmünü yorumlarken, 2008 öncesi iştirakçiler ve bunların emeklileri yönünden SGK'nın tesis ettiği işlemlerin 'idari işlem' niteliğini korumaya devam ettiğini ve bu uyuşmazlıklarda idari yargının görevli olduğunu belirtmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesi de bu ayrımı benimsemiştir. Dolayısıyla, 2008'den önce iştirakçi olan bir memurun emeklilik işlemlerine ilişkin davalar idari yargıda, 2008'den sonra ilk defa 4/c'li (memur) olarak sigortalı olanların uyuşmazlıkları ise adli yargıda (iş mahkemelerinde) görülür.