İşçi alacaklarına ilişkin bir davada davacı, davasını 'belirsiz alacak davası' olarak açmıştır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/6658 E. sayılı kararına göre, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacakları 'belirsiz alacak' olarak kabul edilebilir mi? Fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacakları hangi durumda belirsiz alacak sayılabilir?
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 2015/6658 E. sayılı kararına göre, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacakları genellikle 'belirli' alacaklardır ve belirsiz alacak davasına konu edilemezler. Çünkü davacı, çalışma süresini, son ücretini ve kullanılmayan izin günlerini bildiği veya kolaylıkla belirleyebileceği için bu alacakların miktarını hesaplayabilir durumdadır. Bu nedenle, bu alacaklar için belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar yoktur ve dava usulden reddedilmelidir. Buna karşılık, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları, eğer yazılı belgelere veya işyeri kayıtlarına değil de 'tanık beyanlarına' dayanıyorsa, 'belirsiz' alacak olarak kabul edilebilir. Bunun sebebi, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, tanık beyanlarına dayalı bu tür hesaplamalardan, hayatın olağan akışına göre hakkaniyet gereği 'takdiri bir indirim' yapılmasıdır. Bu indirimin oranı (genellikle %20-%30) hakimin takdirine bağlı olduğu için, davacı dava açarken alacağının net miktarını tam ve kesin olarak bilemez. İşte bu takdiri indirim unsuru, alacağı belirsiz hale getirir ve bu alacakların belirsiz alacak davasına konu edilmesine olanak tanır.