Bir arsa sahibi, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı yüklenicinin inşaatı zamanında bitirmemesi üzerine, sözleşmede kararlaştırılan 'aylık 40.000 TL gecikme tazminatı' ve 'rayiç kira bedeli üzerinden tazminat' talepleriyle kısmi dava açmıştır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/10191 E. sayılı kararına göre bu taleplerden hangisi kısmi davaya konu edilebilir, hangisi edilemez? Neden?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107253

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/10191 E. sayılı kararına göre, 'rayiç kira bedeli üzerinden gecikme tazminatı' talebi kısmi davaya konu edilebilirken, sözleşmede kararlaştırılan 'maktu (sabit) kira tazminatı' talebi kısmi davaya konu edilemez. Bunun sebebi, 01.04.2015'teki yasa değişikliğinden önce yürürlükte olan HMK m. 109/2 hükmüdür. Bu hükme göre, talep konusunun miktarı 'taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli' ise kısmi dava açılamazdı. Sözleşmede 'aylık 40.000 TL' olarak net bir şekilde belirlenmiş olan maktu tazminat, 'belirli' bir alacaktır ve bu nedenle o dönemki düzenlemeye göre kısmi davaya konu edilemezdi. Mahkemenin bu talebi hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmesi gerekirdi. Buna karşılık, 'rayiç kira bedeli' talebi, miktarı yargılama sırasında bilirkişi incelemesi gibi yöntemlerle belirlenecek olan, yani 'tartışmalı ve belirsiz' bir alacaktır. Bu nedenle bu talep için kısmi dava açılmasında hukuki yarar vardır. Karar, HMK m. 109/2'nin yürürlükte olduğu döneme ait olduğu için bu şekilde bir ayrım yapmıştır. Günümüzde bu fıkra yürürlükten kalktığı için artık belirli alacaklar için de kısmi dava açılabilmektedir.