Bir davada, talep sonucu belirli olmasına rağmen belirsiz alacak davası olarak açılmış ve mahkeme bu davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/15101 E. sayılı kararındaki çoğunluk görüşü bu kararı nasıl değerlendirmiştir?
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/15101 E. sayılı kararındaki çoğunluk görüşü, mahkemenin bu kararını onamıştır. Çoğunluk görüşüne göre, belirsiz alacak davası (HMK m. 107), alacağın miktar veya değerinin dava açıldığı tarihte tam ve kesin olarak belirlenemediği istisnai durumlar için öngörülmüş bir dava türüdür. Eğer bir alacak belirli veya belirlenebilir nitelikte ise, bu dava türünün açılmasında hukuki yarar yoktur. Çoğunluk, 'şartları bulunmadığı halde dava dilekçesinde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmelidir' diyerek, bu durumun sonradan süre verilerek düzeltilebilecek bir eksiklik olmadığını, dava şartı olan hukuki yararın en başta bulunmadığını belirtmiştir. Bu görüşe göre, kanunun izin vermediği bir yola başvurulması halinde mahkemenin davayı usulden reddetmesi doğrudur. Ancak belirtmek gerekir ki, bu görüş Yargıtay içindeki tek görüş değildir ve özellikle Hukuk Genel Kurulu'nun daha güncel kararları (örn: 2019/853 E., 2020/907 K.), davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi yerine, şartları varsa kısmi davaya dönüştürülerek görülmesi gerektiği yönünde bir eğilim göstermektedir. Dolayısıyla, Dairenin bu kararı daha katı bir yorumu yansıtmaktadır.