CMK m. 2/1-e'ye göre soruşturma evresi, 'iddianamenin kabulüne kadar' devam eder. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/30341 E. sayılı kararında bu tanım, sanık lehine olan TCK m. 168 (etkin pişmanlık) hükmünün uygulanmasında nasıl bir rol oynamıştır?
Bu tanım, etkin pişmanlık indiriminin oranının belirlenmesinde kritik bir rol oynamıştır. TCK m. 168, etkin pişmanlığın 'kovuşturma başlamadan önce' (soruşturma evresinde) veya 'kovuşturma başladıktan sonra' gösterilmesine göre farklı indirim oranları öngörmektedir. Soruşturma evresinde zararın giderilmesi halinde daha yüksek bir indirim oranı uygulanır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/30341 E. sayılı kararında, sanık hakkındaki iddianame 06/05/2011'de kabul edilmiş, yani kovuşturma bu tarihte başlamıştır. Mağdurun zararının ise dosyadaki belgelere göre 03/05/2011 ve 04/05/2011 tarihlerinde, yani iddianamenin kabulünden ve dolayısıyla kovuşturmanın başlamasından 'önce' giderildiği anlaşılmıştır. Mahkeme, zararın yargılama aşamasında giderildiğini kabul ederek daha düşük bir indirim oranı uygulamıştır. Yargıtay ise, CMK m. 2/1-e'deki 'soruşturma iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi ifade eder' tanımına atıf yaparak, zararın soruşturma evresinde giderildiğini tespit etmiş ve sanık hakkında daha lehe olan yüksek indirim oranının (TCK m. 168/1) uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması için kararı bozmuştur. Bu, usul hukuku tanımının maddi ceza hukuku normlarının uygulanmasını nasıl doğrudan etkilediğine iyi bir örnektir.