Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2015/7341 E. sayılı kararında, kolluğun elindeki genel nitelikli bir 'önleme araması' kararına dayanarak, belirli bir suç şüphesi (ihbar) üzerine adli arama yapması neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Çünkü 'önleme araması' ile 'adli arama'nın amaçları, hukuki dayanakları ve şartları tamamen farklıdır. Önleme araması (PVSK m. 9), genel güvenliği ve kamu düzenini tehdit eden bir tehlikenin önlenmesi amacıyla yapılır ve henüz işlenmemiş bir suçu engellemeye yöneliktir. Adli arama (CMK m. 116), işlenmiş bir suçun delillerini elde etmek veya failini yakalamak amacıyla yapılır. Yargıtay kararında belirtildiği üzere, bir suçun işlendiğine dair somut bir şüphe (ihbar gibi) ortaya çıktığı andan itibaren, artık uygulanması gereken kurallar önleme aramasına ilişkin olanlar değil, CMK'daki adli aramaya ilişkin kurallardır. Kolluk, suç şüphesini öğrendiği anda derhal Cumhuriyet savcısına durumu bildirmeli ve onun talimatıyla hareket etmelidir (CMK m. 161). Gerekliyse, CMK m. 119 uyarınca usulüne uygun bir 'adli arama' kararı veya emri almalıdır. Önceden alınmış genel nitelikli bir 'önleme araması' kararını, sonradan ortaya çıkan somut bir suç şüphesi için 'adli arama' yetkisi gibi kullanmak, kanunu dolanmak anlamına gelir ve bu şekilde yapılan arama hukuka aykırıdır. Elde edilen deliller de bu nedenle hükme esas alınamaz.