İYUK m. 2/1-a'ya göre bir idari işlemin iptali davası açabilmek için 'menfaatlerin ihlâl edilmesi' gerekir. Bir baro başkanlığının, kendi il sınırları dışında yapılacak bir otoyol projesine ilişkin 'ÇED gerekli değildir' kararına karşı dava açma ehliyeti var mıdır? Danıştay 14. Dairesi'nin 2011/13742 E. sayılı kararındaki çoğunluk ve karşı oy görüşlerini dikkate alarak tartışınız.
Bu konuda Danıştay içinde farklı görüşler olmakla birlikte, Danıştay 14. Dairesi'nin 2011/13742 E. sayılı kararındaki çoğunluk görüşüne göre baro başkanlığının dava açma ehliyeti yoktur. Çoğunluk görüşü, baroların dava açma ehliyetini 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda sayılan 'avukatlık mesleğini geliştirmek, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak' gibi görevleriyle sınırlı tutmaktadır. Bu çerçevede, baronun doğrudan avukatlık mesleğini veya avukatların ortak menfaatlerini ilgilendirmeyen, kendi coğrafi alanı dışında kalan bir çevre veya imar işlemine karşı dava açmak için kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisinin bulunmadığını kabul etmektedir. Ancak karardaki 'Karşı Oy' görüşü, konuya daha geniş bir perspektiften yaklaşmaktadır. Karşı oya göre, barolar sadece bir meslek örgütü değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmakla görevli kurumlardır. Anayasa m. 56'da güvence altına alınan 'sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı' temel bir insan hakkıdır. Bu nedenle, çevre sorunlarına yol açabilecek nitelikteki bir idari işleme karşı, bu hakkı savunmakla görevli olan baronun, coğrafi sınırla bağlı olmaksızın dava açma ehliyetinin bulunduğu kabul edilmelidir. Güncel Danıştay içtihatları, özellikle çevre ve imar gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda menfaat ihlali kavramını geniş yorumlama eğilimindedir. Ancak verilen karardaki çoğunluk, daha dar bir yorumu benimsemiştir.