HMK m. 109'a göre açılan bir kısmi davada, davacı 'fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak' 10.000 TL talep etmiş ve yargılama sonunda bu talep kabul edilmiştir. Davacı, bilirkişi raporuyla 50.000 TL daha alacağı olduğunu tespit ettikten sonra, bu bakiye alacak için 'ek dava' açmıştır. İlk davada verilen hüküm, ek dava açısından ne gibi bir hukuki etki doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107232

İlk davada verilen ve kesinleşen hüküm, ek dava için 'tespit' yönünden kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil eder. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2020/12392 E., 2021/5648 K. sayılı kararında bu durum açıkça ifade edilmiştir. Karara göre, 'kısmi davanın kabul edilmesi halinde kararın tespit bölümü, açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur'. Bu şu anlama gelir: İlk davada, davalının davacıya karşı temel hukuki ilişkiden (örneğin sözleşmeden veya haksız fiilden) kaynaklanan bir borcunun olduğu ve sorumlu bulunduğu tespit edilmiştir. İkinci davaya (ek davaya) bakan mahkeme, artık davalının borçlu olup olmadığını, kusur durumunu veya temel hukuki ilişkinin varlığını yeniden tartışamaz. Bu hususlar kesinleşmiştir ve ikinci mahkemeyi bağlar. Ek davada yargılama, yalnızca ilk davada talep edilmeyen bakiye alacağın 'miktarı' üzerinden yürütülür. İlk davadaki bilirkişi raporu ek davada güçlü bir delil olsa da, ek davaya bakan mahkeme alacağın miktarını yeniden bilirkişi incelemesi veya diğer delillerle tespit edebilir. Ancak, sorumluluğun esası tartışılamaz.