Bir davacı, alacağının tamamı belirli ve likit olmasına rağmen, HMK m. 109'a göre kısmi dava açmıştır. 01.04.2015 tarihinde HMK m. 109/2'nin yürürlükten kaldırılması, bu davanın açılmasında 'hukuki yarar' bulunup bulunmadığı tartışmasını nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107218

Bu değişiklik, tartışmayı büyük ölçüde sona erdirmiş ve belirli alacaklar için de kısmi dava açılmasında hukuki yarar olduğunu kabul etmiştir. Değişiklikten önce, HMK m. 109/2, 'Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz.' hükmünü içeriyordu. Bu nedenle, alacağı belirli olan bir davacının kısmi dava açmasında 'hukuki yarar' (dava şartı) olmadığı kabul ediliyor ve dava usulden reddedilebiliyordu. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/1644 E. sayılı kararında da bu eski hüküm ve sonrasındaki değişiklik tartışılmıştır. 6644 sayılı Kanun ile bu fıkranın yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte, artık alacağın belirli veya tartışmasız olması, kısmi dava açmaya bir engel teşkil etmemektedir. Dolayısıyla, 2015'ten sonra, alacağı ne kadar net olursa olsun, bir davacının kısmi dava açmakta hukuki yararı olduğu kabul edilir. Bu değişiklik, davacılara, özellikle yüksek meblağlı alacaklarda, yargılama maliyeti riskini azaltarak dava açma konusunda daha fazla esneklik tanımıştır.