TCK m. 158/1-d'de 'siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması' suretiyle dolandırıcılık nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Failin, bu kurumların sadece 'ismini kullanarak' mağduru aldatması bu fıkranın uygulanması için yeterli midir?
Hayır, yeterli değildir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu fıkranın uygulanabilmesi için failin, bu kurumların sadece ismini zikretmesinin ötesinde, onlara ait bir 'maddi varlığı' hile aracı olarak kullanması gerekir. Bu, kurumun antetli kağıdını, makbuzunu, kimlik kartını, mührünü kullanmak veya mağduru kurumun binasına götürerek güven telkin etmek gibi somut eylemlerle olur. Amaç, mağdurun, failin bu kurumla gerçek bir bağı olduğuna inanmasını sağlamak ve bu kurumsal güveni istismar etmektir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/598 E. sayılı kararında da, 'kamu kurumunun araç olarak kullanılması' hali tartışılırken, sadece isim kullanmanın yetmeyeceği, kuruma ait maddi bir varlığın veya somut bir olgunun kullanılması gerektiği ilkesi benimsenmiştir. Failin sadece 'X derneği adına yardım topluyorum' demesi genellikle basit dolandırıcılık sayılırken, sahte bir X derneği makbuzu kesmesi eylemi nitelikli hale sokar.