Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/240 E. sayılı kararında, sanığa yapılan tebligat ile müdafiye yapılan tebligatın farklı hukuki sonuçlar doğurabileceği belirtilmiştir. Bu karara göre, kanun yolu başvuru süresinin başlaması açısından hangi tebligat esas alınmalıdır ve sanığa ayrıca tebligat yapılmasının amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107192

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/240 E. sayılı kararında, 'kanun yolu başvuru süresinin müdafiye yapılan tebligat ile başladığı kabul edilmelidir' denilerek, süreyi başlatan tebligatın müdafiye yapılan tebligat olduğu belirtilmiştir. Bu, usul ekonomisi ve yargılamanın hızlandırılması amacına hizmet eder. Ancak, aynı kararda, 'sanığa yapılacak tebligat'ın da önemli bir işlevi olduğu vurgulanmıştır. Sanığa ayrıca tebligat yapılmasının amacı şudur: 1) Kararın içeriği hakkında doğrudan bilgi sahibi olmasını sağlamak. 2) Müdafiin kusurlu bir davranışı ile (örneğin temyiz süresini ihmal etmesi veya kaçırması) kanun yolu başvuru süresini geçirmesi halinde, sanığın bu durumdan haberdar olarak 'eski hâle getirme' (CMK m. 40) talebinde bulunma imkanını korumaktır. Kısacası, süre müdafiye yapılan tebligatla başlar, ancak sanığa yapılan tebligat, onun hak arama özgürlüğünü ve müdafiin olası ihmallerine karşı kendini koruma hakkını güvence altına alan ek bir mekanizmadır.