Ceza Genel Kurulu'nun 2017/139 K. sayılı kararının karşı oy yazısında, 'suçüstü' halinin kolluğa doğrudan arama yetkisi vermediği, Anayasa m. 20'ye göre arama için 'kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri' gerektiği belirtilmiştir. Bu görüşe göre, suçüstü halinde arama yapılması gerektiğinde kolluğun izlemesi gereken doğru usul nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107188

Karşı oy yazısındaki bu görüşe göre, suçüstü halinde arama yapılması gerektiğinde kolluğun izlemesi gereken doğru usul şöyledir: 1) Yakalama ve Güvenlik Tedbiri: Kolluk, CMK m. 90 uyarınca suçüstü halindeki kişiyi yakalar. Yakaladıktan sonra, CMK m. 90/4 uyarınca kişinin kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önlemek amacıyla, silah gibi tehlikeli maddeleri tespit etmek için 'kaba üst araması' (yoklama) yapar. Bu işlem, bir güvenlik tedbiridir, delil arama değildir. 2) C. Savcısına Bildirim: Güvenlik tedbirleri alındıktan sonra, kolluk derhal durumu, olayı ve yakalanan kişiyi Cumhuriyet savcısına bildirmekle yükümlüdür (CMK m. 161, PVSK Ek m. 6). 3) Arama Kararı/Emri Talebi: Eğer şüphelinin üzerinde, aracında veya eşyasında suç delili bulunduğuna dair makul şüphe varsa, kolluk, C. savcısının talimatıyla, CMK m. 119'da düzenlenen usule göre arama kararı veya emri talep eder. Gecikmesinde sakınca varsa C. savcısı, ona ulaşılamıyorsa kolluk amiri yazılı arama emri verebilir. Kısacası, suçüstü hali, arama için kanunun aradığı 'yazılı emir' veya 'hâkim kararı' zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu, Anayasal bir güvencedir ve ancak kanunda açıkça belirtilen usule uyularak aşılabilir.