Bir idare mahkemesi, davalı idarenin bir eylemi nedeniyle davacı lehine tam yargı davası kapsamında tazminata hükmetmiştir. Bu tazminatın miktarı belirlenirken, idarenin kusurunun derecesi (ağır kusur, hafif kusur) bir rol oynar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107184

İdari yargıda tazminatın belirlenmesinde 'tam tazmin' ilkesi geçerlidir. Bu ilkeye göre amaç, davacının uğradığı maddi ve manevi zararın tamamının giderilmesidir. Kural olarak, idarenin kusurunun derecesi (ağır veya hafif olması), ödenecek tazminatın miktarını etkilemez. Yani, idarenin kusuru hafif de olsa, yol açtığı zararın tamamını ödemekle yükümlüdür. Ancak, bu kuralın bazı istisnaları vardır: 1) Müterafik Kusur: Eğer zararın doğmasında davacının da bir kusuru varsa, bu kusur oranında tazminattan indirim yapılır. 2) Fedakarlığın Denkleştirilmesi: Kamulaştırmasız el atma gibi durumlarda, taşınmazın değerine ek olarak, el atılan dönemdeki gelir kaybı gibi unsurlar hesaplanırken hakkaniyet gereği denkleştirme yapılabilir. 3) Manevi Tazminat: Manevi tazminatın miktarını belirlerken, mahkeme, olayın özellikleri, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve idarenin kusurunun ağırlığı gibi unsurları bir takdir unsuru olarak dikkate alabilir. Ağır kusurlu bir eylem, daha yüksek bir manevi tazminata neden olabilir. Kısacası, maddi tazminatta kural kusur derecesinden bağımsız tam tazmin iken, manevi tazminatta kusurun derecesi bir takdir unsuru olarak rol oynayabilir.