Bir ceza davasında, sanığın eyleminin hem hırsızlık hem de konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturduğu iddia edilmektedir. Bu durumda 'zincirleme suç' hükümleri (TCK m. 43) mi, yoksa 'bileşik suç' (TCK m. 42) hükümleri mi uygulanır? Neden?
Bu durumda 'bileşik suç' hükümleri uygulanır. TCK m. 42'ye göre, 'Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.' Hırsızlık suçunun nitelikli hallerini düzenleyen TCK m. 142/2-h, suçun 'herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında' işlenmesini daha ağır bir ceza ile yaptırıma bağlamıştır. Gece vakti konuta girerek hırsızlık yapılması, bu nitelikli halin tipik bir örneğidir. Burada, konut dokunulmazlığını ihlal suçu, hırsızlık suçunun 'ağırlaştırıcı nedeni' haline gelmekte ve onun içinde erimektedir. Fail, daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hırsızlık suçundan (TCK m. 142/2-h) tek bir ceza alır; ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan (TCK m. 116) cezalandırılmaz. Zincirleme suç ise, aynı suçun aynı kişiye karşı farklı zamanlarda veya farklı kişilere karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda uygulanır ve burada böyle bir durum söz konusu değildir.