Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/13-518 E. sayılı kararında, bir vakıf üniversitesi ile öğrencisi arasındaki yüksek lisans eğitimine ilişkin sözleşmeden doğan uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararın temel gerekçesi nedir?
Bu kararın temel gerekçesi, davalı vakıf üniversitesi ile davacı öğrenci arasındaki hukuki ilişkinin, idarenin kamu gücünü kullanarak tesis ettiği bir idari işlem veya idari sözleşme değil, tarafların eşit iradeleriyle kurdukları bir 'özel hukuk sözleşmesi' olmasıdır. Kararda, taraflar arasında 30.10.2007 tarihli bir 'Eğitim Sözleşmesi' imzalandığı, bu sözleşmede hizmetin bedelinin belirlendiği, hatta delil sözleşmesi ve yetkili mahkeme kaydının dahi bulunduğu vurgulanmıştır. Her ne kadar vakıf üniversiteleri kamu tüzel kişiliğine sahip olsa ve kamu hizmeti (eğitim) sunsa da, idareler de özel hukuk kişileri gibi, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi sözleşmeler yapabilirler. Uyuşmazlık, idarenin bir hizmet kusurundan değil, bu özel hukuk sözleşmesinin (eğitim hizmeti satımının) ifa edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk niteliği, uyuşmazlığın çözüm yerinin de adli yargı (somut olayda tüketici mahkemesi) olmasını gerektirir. Bu nedenle, idari yargının görevli olduğu yönündeki bozma kararına direnilmesi yerinde bulunmuştur.