Soruşturma evresinde ifade veren bir şüpheli, ifadesinin sonunda ifade tutanağını okumuş ve 'yazılanlar doğrudur' diyerek imzalamıştır. Kovuşturma aşamasında ise, 'ifadem baskı altında alındı, söylediklerim tutanağa yanlış geçirildi' diyerek bu ifadeyi reddetmiştir. Bu durumda ifadenin delil değeri nasıl etkilenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107168

Bu durumda ifadenin delil değeri zayıflar, ancak tamamen ortadan kalkmaz. Mahkeme, sanığın bu iddiasını ciddiye almak ve araştırmak zorundadır. Öncelikle, ifadenin CMK m. 147 ve 148'de belirtilen usullere (müdafi hakkı, susma hakkı, yasak usullerle ifade alınmaması vb.) uygun alınıp alınmadığı denetlenir. Eğer ifade alınırken bir usulsüzlük veya yasak bir yöntem kullanıldığına dair somut bir kanıt (tanık beyanı, doktor raporu vb.) varsa, o ifade hukuka aykırı delil sayılarak hükme esas alınamaz. Ancak sanığın soyut iddiası dışında bir kanıt yoksa, mahkeme, sanığın imzaladığı tutanağı bir delil olarak değerlendirir. Mahkeme, sanığın kovuşturmadaki beyanları ile önceki ifadesi arasındaki çelişkiyi gidermeye çalışır ve bu ifadeyi dosyadaki diğer tüm delillerle birlikte değerlendirerek bir kanaate varır. 'Delillerin serbestçe değerlendirilmesi' ilkesi (CMK m. 217) gereğince, hâkim, sanığın imzaladığı önceki ifadenin dosyadaki diğer delillerle (örneğin kamera kayıtları, diğer tanık beyanları) daha uyumlu olduğuna kanaat getirirse, bu ifadeye itibar edebilir. Ancak bu kanaatini gerekçeli kararında somut olgularla açıklamak zorundadır.