Bir idari işlemin iptali için açılan davada, davacı, dava açma süresini kaçırmıştır. Ancak davacı, işlemin 'yok hükmünde' olduğunu iddia etmektedir. Bir işlemin 'yok hükmünde' sayılmasının, dava açma süresi açısından sonucu nedir?
Bir idari işlemin 'yok hükmünde' sayılmasının en önemli sonucu, bu işleme karşı dava açmak için kanunda öngörülen dava açma sürelerine tabi olunmamasıdır. 'Yokluk', bir idari işlemin, yetki, şekil, sebep, konu, maksat unsurlarından birindeki çok ağır ve bariz bir sakatlık nedeniyle, hukuk aleminde hiç doğmamış sayılmasıdır. Örneğin, bir belediye başkanının, bir valinin yetki alanına giren bir konuda karar alması (ağır yetki tecavüzü) veya hiçbir kanuni dayanağı olmayan bir vergi salması, işlemi yok hükmünde kılar. Yok hükmündeki işlemler, hukuken hiç var olmadıkları için, bunlara karşı her zaman dava açılabilir; bu davalar süreye tabi değildir. Mahkeme, işlemin yok hükmünde olduğu iddiasıyla karşılaştığında, öncelikle bu iddiayı inceler. Eğer işlemin gerçekten yok hükmünde olduğuna kanaat getirirse, süre aşımı defini dikkate almadan davanın esasına girer. Eğer işlemin yok hükmünde olmadığına, sadece hukuka aykırı (iptal edilebilir) olduğuna karar verirse, o zaman süre aşımı nedeniyle davayı reddeder.