Bir sanık hakkında TCK m. 158/1-j (bankadan usulsüz kredi temini) uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Hükmedilecek adli para cezası, sanığın bankadan çektiği toplam kredi miktarı üzerinden mi, yoksa bankanın bu işlemden uğradığı net zarar üzerinden mi hesaplanmalıdır?
Adli para cezası, suçtan elde edilen 'haksız menfaat' üzerinden hesaplanır. Haksız menfaat, genellikle sanığın bankadan çektiği toplam kredi miktarıdır. TCK m. 158/1'in son cümlesi, bu bent için adli para cezasının miktarının 'suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağını' belirtir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2015/3419 E. sayılı kararında da bu hesaplama yöntemi açıklanmıştır. Bankanın daha sonra alacağını kısmen veya tamamen tahsil etmiş olması, suçun işlendiği anda elde edilen haksız menfaatin miktarını değiştirmez. Etkin pişmanlık (TCK m. 168) hükümleri, ancak zararın tamamen giderilmesi halinde uygulanabilir ve bu durum cezada indirim sebebi olur, ancak temel cezanın belirleneceği haksız menfaat miktarını etkilemez. Dolayısıyla hesaplama, sanığın eylem sonucunda malvarlığına kattığı değer olan toplam kredi miktarı üzerinden yapılır.