Bir belediye, kamu hizmeti olan yol yapım çalışması sırasında, bir özel mülkiyete fiilen tecavüz ederek taşınmazın bir kısmını yola katmıştır. Bu durumda taşınmaz malikinin açacağı dava 'kamulaştırmasız el atma' davası mıdır ve hangi yargı kolunda görülür?
Evet, bu dava 'kamulaştırmasız el atma' davasıdır ve adli yargıda (Asliye Hukuk Mahkemesi) görülür. Bu durum, Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 2013/3618 E. sayılı kararındaki karşı oyda belirtilen 'hukuki el atma'dan farklıdır. Burada idarenin, imar planı gibi bir idari işlemle mülkiyet hakkını kısıtlaması değil, kamu gücünü kullanarak özel mülkiyete 'fiilen' tecavüz etmesi söz konusudur. İdarenin bu eylemi, Anayasa'nın güvence altına aldığı mülkiyet hakkına yönelik haksız bir fiil niteliğindedir. Yargıtay'ın ve Uyuşmazlık Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, idarenin kamulaştırma usullerine uymaksızın özel mülkiyete fiilen el atmasından doğan bedel tespiti ve tescil davaları, adli yargının görev alanına girer. Bu davalarda, taşınmazın el atılan kısmının bedeli tespit edilerek idareden tahsiline ve bu kısmın idare adına tesciline karar verilir. Bu durum, idarenin hizmet kusurundan doğan bir tam yargı davasından farklı olarak, mülkiyet hakkının ihlaline dayalı özel bir dava türü olarak kabul edilmektedir.