Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2013/29593 E. sayılı kararında, sanığın sahte nüfus cüzdanı kullanarak birden fazla kurumdan (iki ayrı telekomünikasyon şirketi ve iki ayrı banka) menfaat temin etmesi eylemi tek bir zincirleme suç mu, yoksa birden fazla ayrı suç mu kabul edilmelidir?
Bu eylem, birden fazla ayrı suç kabul edilmelidir. Zincirleme suç (TCK m. 43/1), 'bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi' durumunda uygulanır. Bu kuralın bir diğer uygulama şekli ise 'aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi'dir (TCK m. 43/2). Somut olayda ise, sanık 'farklı zamanlarda', 'farklı mağdurlara' (dört ayrı şirket) karşı aynı suçu (nitelikli dolandırıcılık) işlemiştir. Mağdurlar farklı olduğu için, TCK m. 43/1 uygulanamaz. Eylemler de tek bir fiil olmadığı için TCK m. 43/2 de uygulanamaz. Sanığın eylemleri arasında bir 'suç işleme kararı' olsa bile, mağdurların farklı olması, 'ne kadar suç varsa o kadar ceza' ilkesi gereğince gerçek içtima hükümlerinin uygulanmasını gerektirir. Dolayısıyla, sanığın her bir kuruma karşı gerçekleştirdiği dolandırıcılık eylemi, ayrı ve bağımsız bir suç olarak kabul edilmeli ve her biri için ayrı ayrı ceza verilmelidir. Mahkemenin de bu yönde karar vermesi, Yargıtay içtihatlarıyla uyumludur.