Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/441 E. sayılı kararında, 'ihtiyari müdafilik' ile 'zorunlu müdafilik' arasındaki temel ayrım kriteri olarak ne belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107141

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/441 E., 2020/468 K. sayılı kararında, ihtiyari ve zorunlu müdafilik arasındaki temel ayrım kriteri, 'şüpheli veya sanığın iradesinin' müdafi görevlendirmesindeki rolüdür. Kararda, 'müdafinin zorunlu veya ihtiyari olması, şüpheli veya sanığın istemine ya da istemi olup olmadığına bakılmaksızın yani iradesi dikkate alınmadan atanıp atanmadığına bakılarak belirlenmektedir' denilmiştir. Buna göre: 1) İhtiyari Müdafilik: Şüpheli veya sanığın kendi seçtiği bir avukatı müdafi olarak görevlendirmesidir. Veya, müdafi tutacak maddi gücü olmadığını beyan etmesi ve 'istekte bulunması' üzerine barodan bir müdafi görevlendirilmesidir (CMK m. 150/1). Burada belirleyici olan, kişinin kendi iradesiyle bir talepte bulunmasıdır. 2) Zorunlu Müdafilik: Şüpheli veya sanığın iradesine bakılmaksızın, hatta istemese veya karşı çıksa bile, kanunun belirli hallerde (alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar, kişinin çocuk, sağır-dilsiz veya kendini savunamayacak derecede malul olması gibi - CMK m. 150/2-3) re'sen bir müdafi atanmasının zorunlu olduğu durumlardır. Burada belirleyici olan, kanunun emredici hükmüdür, kişinin iradesi değil.