CMK m. 2/1-l'de tanımlanan disiplin hapsinin 'tekerrüre esas olmaması' ne anlama gelir ve bu özellik, disiplin hapsinin ceza hukuku sistemindeki yerini nasıl etkiler?
'Tekerrüre esas olmaması', bir kişinin disiplin hapsiyle cezalandırıldıktan sonra, ileride yeni bir suç işlemesi halinde, bu yeni suçtan verilecek cezanın TCK m. 58'deki tekerrür hükümleri uyarınca artırılamayacağı veya özel infaz rejimine tabi tutulamayacağı anlamına gelir. Tekerrür, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmuş bir kişinin, bu cezanın kesinleşmesinden sonra belirli bir süre içinde yeni bir kasıtlı suç işlemesi durumunda uygulanan bir kurumdur ve suçlunun tehlikeliliğini gösterir. Disiplin hapsi, bir 'suç' karşılığı verilen bir mahkumiyet kararı değildir. Tanımda da belirtildiği gibi 'kısmî bir düzeni korumak amacıyla' (örn: duruşma düzenini bozan tanığa verilen hapis) uygulanan bir yaptırımdır. Bu özelliğinden dolayı, kişinin adli siciline işlenmez ve onun 'suçlu' kişiliğini yansıtan bir veri olarak kabul edilmez. Dolayısıyla, ceza hukuku sistemindeki yeri, suç ve ceza siyasetinin bir parçası olmaktan çok, yargılamanın veya belirli bir kurumun işleyişini sağlamaya yönelik bir 'usuli tedbir' veya 'idari yaptırım' niteliğindedir.