Bir idari işlemin iptali davasında, dava açma süresi geçtikten sonra, davacı aynı işlemden kaynaklanan zararların tazmini için idareye başvurmuş ve bu başvurunun reddi üzerine tam yargı davası açmıştır. İptal davası açma süresinin kaçırılmış olması, tam yargı davası açma hakkını ortadan kaldırır mı?
Hayır, kural olarak ortadan kaldırmaz. İptal davası ile tam yargı davası, amaçları ve dava açma süreleri farklı olan iki ayrı dava türüdür. İptal davası açma süresi (genellikle işlemin tebliğinden itibaren 60 gün) kamu düzenine ilişkindir ve kaçırılması halinde işlemin hukuka aykırılığı o yolla ileri sürülemez hale gelir; işlem kesinleşir. Ancak bu durum, hukuka aykırı olduğu iddia edilen bu işlemden doğan zararın tazmini için tam yargı davası açma hakkını her zaman ortadan kaldırmaz. Davacı, İYUK m. 13'teki usule uyarak (önce idareye başvurup, ret veya zımni ret üzerine dava açarak) tam yargı davası açabilir. Ancak bu tam yargı davasında, mahkeme, artık kesinleşmiş olan idari işlemin 'hukuka aykırılığını' bir ön sorun olarak inceleyecektir. Eğer işlem gerçekten hukuka aykırıysa ve bir zarara yol açmışsa, tazminata hükmedebilir. Yani, iptal davası süresinin kaçırılması, işlemin hukuka uygunluğunu değil, sadece iptal edilebilirlik vasfını ortadan kaldırır. Hukuka aykırılık ve bundan doğan zarar, tam yargı davasında ayrıca ileri sürülebilir.