Ceza muhakemesinde 'müdafi' ile 'vekili' birbirinden ayıran temel özelliklerden biri de, müdafiin sanığın yokluğunda dahi onun lehine işlem yapabilmesidir. Müdafiin, duruşmada hazır bulunmayan tutuklu bir sanık adına, sanığın özel bir talebi olmaksızın, re'sen tahliye talebinde bulunması mümkün müdür?
Evet, mümkündür. Bu durum, müdafiin sanıktan bağımsız kamusal konumunun en net örneklerinden biridir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2020/240 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'Müdafi, sanığın lehine olmak kaydıyla, sanığın isteğine aykırı davranabilir. Örneğin sanığa danışmadan tutuklu sanığın tahliyesini isteyebilir...'. Tutukluluk bir koruma tedbiridir ve devamı için şartların her aşamada mevcut olması gerekir. Sanığın tahliyesini talep etmek, onun özgürlük hakkıyla doğrudan ilgili ve mutlak surette lehine olan bir işlemdir. Müdafi, sanığın duruşmada hazır bulunup bulunmamasından veya bu yönde özel bir talimat verip vermemesinden bağımsız olarak, savunma makamının bir gereği olarak, tutukluluk şartlarının ortadan kalktığını düşündüğü her an mahkemeden re'sen tahliye talebinde bulunabilir. Bu, müdafiin sadece bir hak değil, aynı zamanda görevidir.