HMK m. 109 uyarınca açılmış kısmi bir işçilik alacağı davasında, davacı ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı işveren, ıslahla artırılan kısım için süresinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Islah tarihi itibarıyla 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır. Mahkeme bu durumda ne karar vermelidir?
Mahkeme, ıslahla artırılan kısım yönünden davayı 'zamanaşımı nedeniyle' reddetmelidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2021/6422 E. sayılı kararında da bu durum ele alınmıştır. Kısmi dava açılması, sadece dava dilekçesinde talep edilen miktar için zamanaşımını keser. Saklı tutulan bakiye alacak için zamanaşımı süresi işlemeye devam eder. Davacı, ıslah dilekçesi verdiğinde, bu dilekçe ile talep ettiği kısım için zamanaşımı, ıslah tarihinde kesilmiş sayılır. Davalı, ıslah dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde zamanaşımı defini ileri sürebilir (HMK m. 317, 319). Eğer mahkeme, yaptığı incelemede, ıslahla talep edilen alacağın, ıslah tarihi itibarıyla kanunda öngörülen zamanaşımı süresini (işçilik alacakları için 5 yıl) doldurduğunu tespit ederse, davalının süresinde yaptığı zamanaşımı defini kabul ederek, ıslahla artırılan bu talebin reddine karar vermek zorundadır. İlk dava edilen kısım için ise zamanaşımı dava tarihinde kesildiğinden, bu kısım hakkında esastan inceleme yapmaya devam eder.