İYUK m. 2/2'ye göre 'İdari mahkemeler; ... idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.' Bu ilke ışığında, bir kamu görevlisinin disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali davasında, idare mahkemesi 'verilen kınama cezası ağırdır, bunun yerine uyarma cezası verilmelidir' şeklinde bir karar verebilir mi?
Hayır, idare mahkemesi bu şekilde bir karar veremez. Böyle bir karar, İYUK m. 2/2'de yasaklanan 'yerindelik denetimi' yapmak ve 'idarenin takdir yetkisini kaldıracak' şekilde hüküm kurmak anlamına gelir. Disiplin hukukunda, kanunda sayılan cezalardan hangisinin verileceği konusunda idarenin bir takdir yetkisi vardır. İdare mahkemesi, bu takdir yetkisinin kullanımını denetlerken, işlemin hukuka uygun olup olmadığını inceler. Yani, soruşturmanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını, fiilin sübut bulup bulmadığını, fiil ile ceza arasında açık bir orantısızlık olup olmadığını denetleyebilir. Eğer mahkeme, verilen kınama cezasını fiile göre 'ölçüsüz' veya 'orantısız' bulursa, işlemi bu gerekçeyle 'iptal eder'. Ancak, idarenin yerine geçerek 'kınama yerine uyarma cezası ver' şeklinde bir karar alamaz. İptal kararı üzerine dosya idareye geri döner ve idare, yargı kararının gerekçelerini dikkate alarak yeniden (bu kez hukuka uygun ve ölçülü) bir işlem tesis etmek zorunda kalır. Mahkemenin görevi, ne yapılması gerektiğini söylemek değil, yapılanın hukuka aykırı olup olmadığını tespit etmektir.