Bir kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu (örneğin Baro, Tabipler Odası), kendi görev alanıyla doğrudan ilgili olmayan ancak genel kamu yararını ilgilendiren bir idari işleme (örneğin bir imar planı değişikliği) karşı iptal davası açabilir mi? Danıştay'ın menfaat ihlali kavramına yaklaşımı bu konuda nasıldır?
Bu konuda Danıştay'ın yaklaşımı, dava konusu işlemin niteliğine ve meslek kuruluşunun tüzüğünde/kanununda belirtilen görevlere göre değişmektedir. Genel kural, dava açma ehliyeti için işlemin, meslek kuruluşunun kuruluş amacını ve üyelerinin ortak menfaatlerini ilgilendiren kişisel, meşru ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerektiğidir. Ancak Danıştay, özellikle çevre, imar, kültürel miras gibi konularda 'kamu yararı' ağır bastığı için menfaat kavramını geniş yorumlamaktadır. Örneğin, bir Tabipler Odası'nın, hava kirliliğine yol açacak bir sanayi tesisine verilen izne karşı 'halk sağlığını koruma' görevi kapsamında dava açma ehliyeti kabul edilebilir. Ancak Danıştay 14. Dairesi'nin 2011/13742 E. sayılı kararında, bir Baronun kendi görev alanı dışındaki bir ÇED işlemine karşı dava açma ehliyeti, Avukatlık Kanunu'ndaki görev tanımının bu tür davaları kapsamadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Özetle, meslek kuruluşunun dava ehliyeti, kuruluş kanunundaki görev tanımı ile dava konusu işlemin niteliği arasındaki bağa göre her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilir.