HMK'nın yürürlüğe girmesinden önce (HUMK döneminde) açılan bir kısmi davada, mahkeme harç tamamlattırarak davayı tam eda davasına dönüştürmüş ve talep edilenden fazlasına hükmetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/6270 E. sayılı kararına göre bu uygulama neden hatalıdır?
Bu uygulama hatalıdır çünkü HUMK döneminde, HMK m. 107'de düzenlenen belirsiz alacak davası gibi bir kurum bulunmamaktaydı. Davacı, davasını bilinçli olarak 'kısmi dava' olarak açmış ve talep sonucunu belirli bir miktarla sınırlamıştır. Mahkemenin, davacının talebi veya ıslahı olmaksızın, re'sen harç ikmali yaptırarak kısmi davayı tam eda davasına çevirme ve talep edilenden fazlasına hükmetme yetkisi yoktur. Bu durum, HMK m. 26'da (HUMK m. 74) düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi'nin açık bir ihlalidir. Davacı, alacağının geri kalan kısmını ancak ayrı bir ek dava açarak veya şartları varsa ıslah yoluyla talep edebilirdi. Mahkemenin, davacının iradesi hilafına, davayı genişletmesi usule aykırıdır. Yargıtay kararında da, uyuşmazlığın kısmi dava olarak görülerek, davacının talep ettiği miktar üzerinden bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.