Bir sanık, katılana ait şirkette çalışırken tahsil ettiği çek bedellerini şirkete vermeyerek uhdesinde tutmuştur. Bu eylem, Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/22195 E. sayılı kararında hangi suç olarak nitelendirilmiştir? Bu suçun dolandırıcılıktan farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #107112

Bu eylem, Yargıtay kararında TCK m. 155/2'de düzenlenen 'hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma' suçu olarak nitelendirilmiştir. Bu suçun dolandırıcılıktan temel farkı, suçun işleniş şekli ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğidir. Güveni kötüye kullanma suçunda, malın zilyetliği (elinde bulundurma hakkı) mağdurun rızasıyla ve belirli bir amaçla (örneğin tahsil edip şirkete getirmesi için) faile devredilmiştir. Fail, bu devrin amacına aykırı olarak ve kendisine duyulan güveni ihlal ederek mal üzerinde kendi malıymış gibi tasarrufta bulunur. Burada başlangıçta bir hile yoktur; suç, güven ilişkisi kurulduktan sonra işlenir. Dolandırıcılık suçunda ise, fail en başından itibaren hileli davranışlarla mağduru aldatarak malın zilyetliğini veya mülkiyetini elde eder. Yani dolandırıcılıkta hile, zilyetliğin devrinden öncedir ve devrin sebebidir. Güveni kötüye kullanmada ise zilyetlik hukuka uygun bir şekilde devredilmiş, suç bu devirden sonra işlenmiştir.