Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/6105 E. sayılı kararında, sanıklar hakkında TCK m. 158/1-e-son maddesi gereğince adli para cezası belirlenirken, her bir sanığın sadece kendi hesabına yatan para miktarının değil, tüm sanıkların adlarına yatan toplam para miktarının esas alınması neden hukuka aykırı bulunmuştur?
Bu durum, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine aykırı olduğu için hukuka aykırı bulunmuştur. TCK m. 158/1-e-son fıkrası, adli para cezasının 'suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde' belirlenmesini öngörür. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bu 'haksız menfaat', her bir sanığın şahsen elde ettiği veya elde edilmesine doğrudan katkı sağladığı menfaattir. Kararda, mahkemenin, her sanığın cezasını belirlerken diğer sanıkların elde ettiği menfaatleri de dahil ederek toplam bir miktar üzerinden hesaplama yapması eleştirilmiştir. Doğru uygulama, her bir sanık için, o sanığın bizzat sorumlu olduğu haksız menfaat miktarının tespit edilmesi ve adli para cezasının bu kişisel menfaat miktarı üzerinden hesaplanmasıdır. Aksi takdirde, bir sanık, diğer sanığın elde ettiği menfaatten dolayı da cezalandırılmış olur ki bu, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesini (Anayasa m. 38) ihlal eder.