TCK 158. maddesindeki dolandırıcılık suçunda, 'aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyiniyet ve güvenin bozulması' ilkesi nasıl yorumlanır?
Madde gerekçesinde vurgulandığı üzere, dolandırıcılık suçu işlenirken sadece malvarlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır. Bu durum, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyiniyet ve güvenin bozulduğunu, kişinin irade serbestisinin etkilendiğini ve irade özgürlüğünün ihlâl edildiğini gösterir. Hile, bu iyiniyet ve güveni kötüye kullanarak mağduru yanılgıya düşürmeyi hedefler. Dolandırıcılık, bu güven ilişkisine yapılan bir saldırıdır.