Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.03.2016 tarihli ve 2014/4-896 E., 2016/332 K. sayılı kararında, kısmi davada ıslah ile artırılan miktara karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülüp sürülemeyeceği nasıl açıklanmıştır?
Kararda, dava açılmakla fazlaya dair haklar yönünden zamanaşımının kesilmediği, bu nedenle kısmi ıslaha karşı zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir. Yerel mahkemenin bu yöne dair direnme gerekçesi (ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğradığı) isabetli bulunmuştur. Ancak, zararın öğrenildiği tarih olarak Adli Tıp raporu yerine bilirkişi raporunun davacıya tebliğ tarihinin esas alınması gerektiği, dolayısıyla zamanaşımının henüz dolmadığı bu karar kapsamında ayrıca değerlendirilmiştir. Temel ilke, kısmi davada zamanaşımının yalnızca dava edilen kısım için kesilmesidir.