Türk Ceza Kanunu (TCK) 158. maddesindeki 'nitelikli dolandırıcılık' suçunda, 'kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak' (b bendi) nitelikli halinin uygulanabilmesi için, mağdurun zor durumda olduğuna dair 'objektif' bir durumun varlığı mı, yoksa 'subjektif' bir algı mı yeterlidir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/597 E., 2016/452 K. ve 2014/598 E., 2017/31 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, TCK 158/1-b maddesindeki 'zor şartlar' ibaresi, suçun mağduru esas alınarak 'olaysal olarak ve subjektif olarak' açıklanmalıdır. Yani, mağdurun gerçekten zor şartlar içinde bulunması aranır. 'Mağdurun, gerçekte zor şartlar içinde bulunmamasına rağmen, kendisinin zor şartlar içinde olduğunu düşünmesi ya da sanığın mağduru zor şartlar içinde olduğuna ikna etmesi bu madde kapsamında değerlendirilemeyecektir.' Önemli olan, mağdurun o anki psikolojik ve fiili çaresizlik halidir.