Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/11305 E. sayılı kararında, sırf boşanmayı sağlamak için mali gücünün üzerinde bir nafaka yükümlülüğünü protokolle üstlenen kişinin, sonradan bu yükümlülüğün azaltılması talebi neden TMK m. 2 (dürüstlük kuralı) açısından olumsuz değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106491

Çünkü bu durum, hakkın kötüye kullanılması ve sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin ihlali olarak görülmüştür. Bir kişinin, boşanma sürecini hızlandırmak veya karşı tarafı ikna etmek gibi amaçlarla, bilerek ve isteyerek kendi mali gücünü aşan bir nafaka ödemeyi kabul etmesi, daha sonra ise bu kendi kusurlu davranışının sonuçlarından kurtulmak için 'durumum değişti' veya 'nafaka çok yüksek' diyerek azaltma talep etmesi, dürüstlük kuralıyla (TMK m. 2) bağdaşmaz. Yargıtay, bu tür durumlarda kişinin kendi kusuruna dayanarak hak talep edemeyeceğini ve protokolde üstlendiği yükümlülükle bağlı kalması gerektiğini belirtmektedir. Ancak, sonradan ortaya çıkan ve kişinin kusurundan kaynaklanmayan, öngörülemez ve olağanüstü bir durum (iflas, ağır hastalık vb.) varsa, durum yeniden değerlendirilebilir.