Bir ceza davasında, katılanın çelişkili beyanları dışında sanığın suçluluğuna dair başka delil bulunmuyorsa, mahkemenin 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği nasıl bir karar vermesi gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106477

Ceza mahkumiyeti, kesin ve her türlü şüpheden uzak delillere dayanmalıdır. Tek başına müşteki/katılan beyanı delil olabilmekle birlikte, bu beyanın kendi içinde tutarlı, hayatın olağan akışına uygun ve başka delillerle (en azından yan delillerle) destekleniyor olması gerekir. Eğer katılanın beyanları aşamalarda çelişkiler içeriyorsa, sanığın istikrarlı savunmasının aksini ispatlayacak başka somut, kesin ve inandırıcı bir delil de dosyada mevcut değilse, mahkumiyet için gereken 'şüphenin yenilmesi' standardı karşılanmamış demektir. Bu durumda 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereğince, sanık hakkında yüklenen suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 4. CD, 2018/7219 E., 2021/18632 K.).