Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/2909 E., 2018/3968 K. sayılı kararında vurgulandığı üzere, davacının 'davaya devam etmek istemediğini, davadan vazgeçtiğini' beyan etmesi ile HMK m. 309'da düzenlenen 'davadan feragat' arasındaki temel fark nedir? Mahkemenin bu iki kavramı karıştırmasının usul hukuku açısından sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106331

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında belirtildiği gibi, 'davaya devam etmek istememek' şeklindeki beyan, HMK m. 123 kapsamında 'davanın geri alınması' niteliğindedir. 'Davadan feragat' ise HMK m. 309'a göre, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir ve açık, kesin ve koşulsuz bir irade beyanı gerektirir. Temel fark şudur: Feragat, tek taraflı bir irade beyanı olup davalının rızasına bağlı değildir ve davayı esastan sona erdirerek kesin hüküm teşkil eder. Davanın geri alınması ise davalının açık rızasına bağlıdır ve kabulü halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir, bu da davacıya ileride aynı davayı tekrar açma imkanı tanır. Mahkemenin bu iki kavramı karıştırması, Yargıtay kararında da olduğu gibi, usul ve kanuna aykırılık teşkil eder ve kararın bozulmasını gerektirir. Zira, davalının rızası alınmadan davanın geri alınması işlemi tamamlanamazken, feragat olarak nitelendirilmesi davacının hak kaybına yol açar.