AYM'nin Eyüp Birinci kararında, ATK raporunun 'yaralanmanın basit düşme ile oluşmasının tıbben varit görülmediği' tespitine rağmen, savcılığın kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi neden etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlali olarak görülmüştür?
Çünkü bu durum, savcılığın soruşturmayı objektif ve derinlemesine yürütmediğini, aksine resmi tezi (kolluğun 'merdivenden düştü' iddiasını) destekleyecek şekilde delilleri seçici olarak yorumladığını göstermektedir. Etkili bir soruşturma, ortaya çıkan çelişkilerin üzerine gitmeyi ve maddi gerçeği ortaya çıkarmayı gerektirir. ATK'nın, yaralanmanın basit bir düşmeyle olamayacağını belirtmesi, kolluğun savunmasıyla açıkça çelişmektedir. Savcılığın bu çelişkiyi gidermek için ek deliller (şüpheli polislerin ifadesini almak, olay yeri incelemesi yapmak, kamera kayıtlarını araştırmak vb.) toplamak yerine, ATK raporunun bu kritik tespitini görmezden gelerek dosyayı kapatması, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız yürütülmediği ve gerçeği ortaya çıkarma amacından uzaklaştığı sonucunu doğurmuştur. Bu da kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlalidir.