Haksız tahrik (TCK m. 29) uygulamasında, kavgayı veya ilk haksız hareketi kimin başlattığının kesin olarak tespit edilememesi durumunda, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi nasıl uygulanmalıdır? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #106242

Yargıtay'ın istikrarlı içtihatlarına göre, karşılıklı kasten yaralama, hakaret veya tehdit gibi suçların işlendiği olaylarda, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığı toplanan delillere rağmen kesin olarak tespit edilemiyorsa, yani bu konuda bir şüphe varsa, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği bu şüphe sanık lehine yorumlanmalıdır. Bu durumda, sanık hakkında TCK m. 29'da düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilir ve cezasında indirim yapılır. (Bkz. Yargıtay 4. CD, 2017/225 E., 2020/13850 K.). Mahkemenin, ilk haksız hareketin kimden geldiğini araştırmadan veya bu konudaki şüpheyi sanık aleyhine yorumlayarak haksız tahrik hükmünü uygulamaması, bozma sebebi olarak kabul edilmektedir.