İHAM'ın Hulki Güneş/Türkiye kararında, 'Başvurucu ve müdafiinin hükme esas alınan ifade tutanaklarını görme ve bu ifadelere karşı çıkma imkanına sahip olmuş olması' neden tanık sorgulama hakkının yerini tutmaz?
İHAM, Hulki Güneş/Türkiye kararında, adil yargılanma hakkının sadece şekli bir güvence olmadığını, etkili ve pratik olması gerektiğini vurgulamıştır. Sanık ve müdafiinin, bir tanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadenin tutanağını okuyup buna karşı beyanda bulunması, tanığın bizzat duruşmada dinlenmesinin ve sorgulanmasının sağladığı güvenceleri karşılamaz. Çünkü: 1) **Doğrudan Soru Sorma İmkanı Yoktur:** Tutanak okumak, tanığın beyanlarındaki çelişkileri, abartıları veya yalanları ortaya çıkaracak çapraz sorgu imkanı vermez. 2) **Tanığın Tavır ve Davranışları Gözlemlenemez:** Mahkeme ve sanık, tanığın duruşmadaki tavrını, ses tonunu, tereddütlerini, beden dilini gözlemleyerek beyanının güvenirliği hakkında bir kanaat oluşturamaz. Tutanak, bu canlı ve dinamik etkileşimi yansıtmaz. 3) **Çelişmeli Yargılama İlkesi Zedelenir:** Delillerin tarafların huzurunda tartışılması esastır. Sadece bir tutanağa itiraz etmek, delilin kendisiyle yüzleşmek ve onu sınamak anlamına gelmez. Bu nedenlerle İHAM, tutanağa itiraz etme imkanının, tanığı sorgulama hakkının yerini tutamayacağını ve bu hakkın ihlalini telafi edemeyeceğini istikrarlı bir şekilde belirtmektedir.